10 Mayıs 2009 Pazar

üstüme tıkla

Feysbuka girince gözüken çıkınca kaybolan fotoğrafları merak edeniniz vardır belki. Yavaş yavaş koyacağım tüm sildiklerimi lego lig falan işte...

ulubatlı Souness


dayanamıyorum günlük!

mantığı arıyor arıyor. ama bulamıyorum. nedir bu dillemma! nedir bu nelly kelly aşkı! nedir bu t cetweli sewdası ya! tamam güzel sembolik bişey. okula giderken forsun oluyo mimarlık fakültesindeyim diosun insanlara bi egon tawan yapyıor, kabul. ama şimdi bi düşün. ulan adamlar yememiş içmemiş, silikon wadisinin tenhalarında silikona doymuş, gitmiş otoket diye bi program yapmışlar dimi? az bakan bilir yaptığımızın aynısı! yok arkadaş dersen bide git tiridi eks meks programına bakıwer! tasarı geometrinin can bulmuş hali! teknik çizimin de ötesi! insanları bilmeleri durumunda piyasaya alıyolar dimi? ya ozaman ne y.rrama öğrenmeye çalışıyoruzki bu dersi. rapido diye bişi warmış günlük cebim yandı yemin ediorum! kol kadar para werdim parmak kadar şeye oda kaçtı götüme. acıyorum werdiğim paraya güllük! ilerde nerde bunu yapıcam bilmiyorum açık söyliyim. bununlada çizim yapan başka 3. dünya ülkesi warmı onu hiç bilemiyorum.

hadi gel hesap kitap yapalımmı? pazartesi 4 saat teknik resim ama tek ders olduğundan full gün saymak istiyorum izninle. tasar geometri 4 saat ama öğleden sonra bi sik bi ders olmadığı için buda tam gün olarak sayılmalı ki karşı gelirsen bu dediime döwerim seni! haftada 2 gün! bom boş bi 2 gün bence! ee neoldu ayda 8 gün! 8 ayda 64 gün. bunun ödeviydi stresiydi düşünmesiydi.. ee neoldu iflağım stildi be!

hakkatten dayanamıyorum günlük, hesap war kitap war! bide t cetweli ama onuda dikicem bi yere! giricem tasarıya elimde t cetweli dalgalanırken dikicem ortasına sınıfın üzerimde galatasaray eşofmanı ile! şükrü saraçoğluna diker gibi resmen büyük bi şewkle! büyük bi istekle! arzula! tutkuyla! isyanla! we vilyım wolıs gibi bağırmak istiyorum! firidıııııııııııııııııııım!!!!

tcetweli çk hayatımdan! senin yerine taşımak istedğim bi diz üstüm olsun istiyorum.

bekle piyasa .mna koycam senin 2 senem war daa! ama görcen neree yaliiyacanı!

7 Mayıs 2009 Perşembe

eskiz ül de yılın yardımı


kininiz mi var? nefret mi ediyorsunuz? " ulan elimde söylediğin söyleteceğim güzel şeyler var kozumu bekliyeyim " mi diyorsunuz işte yüzyılın fırsatı. Buyrun konuşturun, koşuşturun, kuşulluyun...

Zeki Müren ve Felsefe Taşı

• Birden kendimizi karanlıkta “Allahım napıyo bu adam?” sorusu ve “ananıski lan adam gitti lan bişoldu lan” geriliminin tam ortasında bulduk.

Daha önce çıtlatmıştım günlük, malzeme hocamız sık sık kalan bi insandır. Biz tam onun sevgisiz donuk bakışlarına alışmaya başlamışken oğuz hocanın tahtadaki ekrana uzun, sessiz ve sanki arkasını görüyomuşcasına hayretle bakışı 7’den(ezgi’den) 70e(sakin’e) hepimizi derinden etkilemişti. Evet, hocaya bir hal gelmişti. Üstelik bizde şahittik.

• Peki ama neden/why not?

Şeraf ağbinin yine 62’den tavşan yaptığı bir Perşembe günü, derse Onur’un parmaklarıyla yaptığı erotik şovla başlamıştık.. Sözde sevgili hocamız bize sıradaki uygulamayı anlatacak bizde örneklere göz atacaktık. Şeraf ağbi yine ortalıkta yoktu. Derken (senden sevgili olmasın günlük), sevgili hocamız her halinden bizim atölyede yapıldığı belli olan derme çatma laptopunu getirdi. O ana kadar hal ve haraketleri normaldi ki tüm hadise filaşbelleğin usb ile öpüştüğü o anda oldu. Evet. Klaşör yoktu! Fakat biz olayın Klaşör yokluğundan olduğunu anlaya kadar geçen zamanda Amerika Irak’tan çıkmış, Ergenekon davasından Malzemeci içeri alınmış, Pelin turnikeden geçmeyi başarmış, onur yeniden bıyık bırakmış ve hatta Marduk gelmiş olabilirdi. Tüm bunlar olurken şeraf ağbinin hala ergenlikte olmasıda cabası!!


• Üzerinden çok zaman geçti günlük, o gün bugün her gece yatağıma girip sorguluyorum. “yahu boyum kadar ekran, toplasan 7 klasör var, peki ama bu kadar uzun süre bakılan şey ne?” oğuz hoca gizli klaşörleri telepati yoluyla görünür kılmaya çalıştıysa, yani varsa hakkaten böyle bişe, tamam tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır da bu kadar mı?

Joker hayatı sorguladığı için iskambil destesinde tekdir ve filozofları simgeler günlük.. ama sokarım cevabına afedersin bu soru yedi bitirdi beni bi maça bi sinek kaldım günlük!..


• Ha Zeki Müren ne alaka diyosun şimdi sen. Lan o yüksek tabanlı ayakkabılar, ispanyada bile artık olmayan paçalar ve yana üfürülmüş sabit saçları ile ne çok benziyo rahmetliye ouz hoca?

Bursa’lı diye demiyorum.

6 Mayıs 2009 Çarşamba

entas a giriş

1. sınıfı yaklaşık olarak bitirmiş sayılırız gençler. O yüzden 2009 2010 girişli süper hiper saykosonik elektronik yetenekli arkadaşlara tavsiyelerde bulunuyoruz .;

1. okul başladığında kantin gezmelerine kapılmayın yoksa 3. haftadan itibaren kaportayı dağıtıyorsunuz
2. asla ilk gün tanışacağınız r noksanlı ahmet ç. eyüp ün derslerde de ilk günkü kadar arkadaş canlısı olacağını sanmayın.
3. sakın şimdiden " olm üni yi mimar sinanı bi kazanıyım rıhtımdan çıkmıcam " diye rıhtımı görmeden paçaları sıvamayın derim zira o paçaların hesabı fena çıkıyor sonra
4. temel sanat adlı güzide derste asla mantık aramayın. Ya da olaya bir delinin gözünden bakın
5. eğer sosyofobikseniz bunu yenin zira tasarıma girişte 32 kişi önünde tasarımınız ve siz aşağılanıyorsunuz.
6. teknik resim de asla ve asla kantine inmeyin. Ödevi yapın ve arkanıza bakmadan kaçın.
7. Teknik resimde asla bir arkadaşınıza " kaçta çıkıyorsun " diye sesli sormayın ya da hiç sormayın
8. Herhangi bir dersten ödev teslim edicekseniz hocanın masasına bırakıp kaçın, yorum istemeyin ( çünkü unutmayın ki tasarım sorgulama işidir ve sorgulatırsınız baştan başlamak zorunda kalabilirsiniz ) ya da kağıtların en altına koyun
9. ödev sevici olun. yoksa " ah bu hayat çekilmeeeezzz "
10. pazartesi salı perşembe ve cuma günleri tek çizgi kullanın pafta denen çalışmalarda. Ama cuma günleri mümkün olduğunca hafif ve bol çizgi kullanın.
11. " olm haftaya okulun hede partisi varmış gidelim " demeden önce 10 100 1200 kere düşünün. Belki de o güne ödeviniz vardır?

4 Mayıs 2009 Pazartesi

Kötü Kedi Şeref Abi

Öncelikle size hangi duygular içerisinde olduğumu yazayım:
• 1 Mayısı atlattığımız şu mübarek günlerde içimdeki anarşiyi kontrol edemez oldum günlük! Bir parka giyesim, bir saçımı bele kadar uzatıp ama hiç taramayan solcu kız olasım var; o kadar ki istiklalde “bugün çekiliyooo” diye çığlık atan, aşk da kaybetmiş kendini şans oyununa, sayıya, toplara vermiş gudubet ablanın yanında “abla doğru söylüyoooo” diye bağırasım var günlük! O abla ki “kimse beni adam yerine koymuyo hafız” diye düşünüp bıyık bırakmıştır! (en azından ben buna yoruyorum. yoksa bir bıyık en fazla bu kadar bırakabilir!) Kantinde “arkadaşlaaar..” diye söze başlayıp gerekli reaksiyonu alamayan, o hep “işi gücü var ağbi adamın” gibi gözükerek sağa sola afişler duyurular bildiriler asan insanlardan olasım var günlük.


İşte tam da bu duygularla cebelleşirken, onur’un yazısını okudum ve bir kampanya başlatmaya karar verdim!

• Malum Perşembe günleri bazı bazı gördüğümüz Şerefli Koçhisar ağbimiz kendine küçük bir dünya kurduğu odasında milli eğitim bakanlığının ona verdiği internete ve Allahın verdiği hormonlarına dayanarak, o site senin bu site benim ağzının dadına uygun porno aramaktadır!

Bende hazır bu ‘organize vakıf ruhu’ belirmişkene derim ki kantinde bir masaya kurulup,
Şeraf ağabeyimize gönüllerden kopan, izlemekten sıkılınan, “eh bizdende geçti artık” denilen ne kadar porno varsa toplayalım!! Herkes cd sini filaşbelleğini kapsın getirsin. Filmleri tek bir fonda toplayıp belirli aralıklarla şeraf ağbiye verelim..
-birden hepsini vermiyelim ki adam harddiskini(kelime oyunlu) yakmasın. (sürtünmeden yanmak).- Hatta masanın arkasında barkovizyonda filmlerden sahnelerden oluşan bir tanıtım videosu yayınlayalım..
okulumuzda bu duyarlılığa sahip çok sosyalist az erotik insanların varlığına inanıyorum!

Ş.A.K.D. (Şeraf Abiyi Kalkındırma Derneği)

Motto: Haydi Şeref Banyoya

“Peki ya Ali Kırca’nın bile pornosunun olduğu şu adult dünyada Şeraf Ağbi’nin neden iki kare videosu olmasın dostlarım?” dedik ve Çağan Irmak ile prensipte anlaştık. “İnitkam Peşinde” isimli filmin senaryosu üzerinde çalışmalara başladık.. film bir atölyede geçmekte.. Tahmin edersiniz Şeref Ağbi “İntik”’i canlanrıcarak.

O DEĞİLDE Bİ ONUR TULUNAY VARDI O NOLDU ????? =)

totem

Yine günlerden bir perşembe günüyüdü. açık söyliyim pek takmadığım güzide rıhtım-kantin-yoklama arası hoş bi gündür. (ki yoklamayı es geçerseniz bir okul gününden çok tatile dönebilecek bi okadarda tehlikeli bir gündür.) sabahları topsakallı tonton kıwamında iyi espirili bi amcanın hafif sesiyle mıy mıy toplamda 5 dk da biten konsantire bir dersten sonra akabinde eşyalar toplanır direk maket atölyesine yawaş yawaş grup grup göçler başlar... ewet yine öyle bi gündü... zaman su gibi geçiyor ama onur yani ben gene ödev nedir bilmeyen bir halde yaşıyordum perşembemi... sonra dedilerki ya maketten ödev war. dedimki yapma morris olurmu ööle şey teslim ne zamana? şok cewap yüzüme sedefin çantası gibi indi! 2 hafta sürem wardı... ee neyapcaz? yapcak tek bişey wardı... kumpir yemek! ewet şaşırmayın şok olmayın kumpir yemek! tophanede yenmek üzere kumpir yolculuğuna başlanmış ama bu ödev maruzatından dolayı hayalerimiz az daha suya düşüyordu. ama birden bire biri atladı -ki sanırım selimdi çünkü ondan başka bu ödevi o dakikaya kadar kaale alan yoktu sanırım-. bunlar hurra 6-7 kişi caaaaaloooluna gittiler.
burda bi stop weriyorum gidenin ayağına sağlıkki bundan 1 hafta önce starfor o günde banada ordan silikon dümüştü... (puzzle birleşiyor)
bunlar geldi yenildi içildi kumpirle aşk yaşayanlar oldu.. sewgi sözcüklerine boğan üstüne sigara yakan bile oldu günlük! ayıp ayıp! patates lan bu!
neyse okula dönüldü. o yoklama denilen kısım o gün son ana bırakılmış hawada rıhtım kantin hawası dolanıyor karşı koymak imkansızlaşıyordu...
dedilerki onur gel bak arkadaşım yap böceeni sıçarsın sonra! bende atalarımın içimde bıraktığı karşı koyulamaz içgüdümle poğaça şeklini böceğime kazandırdım. ayaklarınıda masada awucumla şekillendirdim... ta.şak geçildi! yüzüme wuruldu! sewgilimin yanında küçük düşürüldüm ama yılmadım!
bi stop daa slikonumu döken tolga pınar a ellerine sağlık diyorm...
sonraki hafta inanılmaz bişi olmuş! benim böcek yapıştırmaya hazır bi halde! nasılmı?
bu stop silikonumu döktükten sonra içindeki killeri çıkartan, içini yıkayan, polyesterini hazırlayan içine döken, kuruması için uygun bi yere koyan tolgaya birkez daha gelsin...
ee banada eşşeklik değil iş düştü ayaklarını yapıştırdım tamam! bitti
benim işim bitmiş gibiydi! oysa bu stop frezesini kullandıran seda ya gelsin... ardından yapıştırıcısını eksik etmeyen fatma sewdeye, bana guajlarını weren tekstil bölümündeki aziz arkadaşıma... temel sanat dersinde kimden aldıımı çözemediğim ama halen bende duran fırçanın sahibine. ayaklarını sıkıntıdan bileklik gibi yatıımda benimle taşşak geçen zeynep pelin we sedefe... yaptığıyla gurur duyar gibi benimle kat kat daşak geçen tolgaya, bu nelan dümbük diyen serhata! dalga geçerken diş etleriye hipnotize eden ezgiye! çok teşekkürler! teşekkürler türkiye! teşekkürler entas 08! teşekkürler maket atölyesindeki arkada porno izleyen usta! teşekkürler mr. greench teşekkürler herkese! bu böcek sizin böceğiniz! 90 almış bir halk kahramanı o! neferini indirmemiş bataklıkta yüzüyorum diye isyan etmiş bi böcek o! o ki o bizden biri artık! o tapılası bir totem! bacaklarıylada bunu kanıtlıyor!

oh be ödev mödev kalmadı sayenizde... şimdiki hedef temel sanat! fucking soon!

2 Mayıs 2009 Cumartesi

“ Gelince bahar ayları gevşer gönül yayları ” mode on olduğumuz şu sıralar, özellikle hocaların iftihar kaynağı olan ( ! ) mesegeseü 08 insanları önümüzdeki yaz tatillerini ne yapacaklarını bırakmış, sonraki 2 senenin yaz tatilini planlamaktalar. Bazı provakatörler yüzünden de sınıf ikiye bölünmüş durumdadır, konu da şudur;
INTERRAIL Mİ WORK AND TRAVEL MI?
Efendim mevzu mart 2009 aylarında gene bir teknik resim dersinde Ahmet hocanın hepimizin kasalarını tekmeleyip hepimizi güvenli mod a aldığı günlerde başladı. Bendeniz züünep sedef e “ hiç interrail yapmayı düşündün mü? Al şu rehbere bak ” diyerek kanını zehirlememle başladı. Ancak sake kişisi “ eheheh yapamazsınız olm daha akşamları dışarı çıkamıyonuz ”
ve “ olm ben daha süper bişey biliyorum work ent trevıl para kazanıcam ehehe ” diyerek provake etmesiyle devam etti. Daha sonra onur kişisinin “ olm birlikte gidelim paraları birlikte yiyelim ” diyerek work and travel a destek çıkması ve Büşra nın “ Ümraniye den kaçıcam vurucam kendimi İtalya sokaklarına barok gotik dönemlerinde boğulcam kendimi ” demesiyle interrail i desteklemesiyle bölünme devam etti.
Ancak önce birçok kişi biliyordur ama interrail in ve work and travel ın ne olduğunu ve planların neler olduğunu tarafsız bir şekilde anlatmak gerekirse;

Interrail ; efenim interrail dediğimiz hadise çok güzel bişeydir. Yani sırtlarsınız çantanız tulumunuzu hayddee dolanırsınız Avrupa da 30 gün boyunca. Hostel denilen ucuz otellerde kalırsınız ve derek caşua sarkiz çinliu pamela gibi arkadaşlar edinirsiniz . Ama sadece hosteller de kalmak zorunda değilsiniz tulumunuz olduğu sürece camping denen yerlerde kalabilir ya da gece yolculuğu yapabilirsiniz.

Plan: Efenim planımız ise 2011 yazında yapmak çünkü hep maddi olarak birikim yapmak, 2010 yazında staj hedelerini halletmek için bu tarihi seçtik. Ayrıca 30 gün fleksipass denilen hadiseyi seçtik çünkü 30 gün boyunca istediğimiz ülkeyi gidip gezebilelim mutlu olalım diyedir. Ayrıca en büyük amacımız ise “ sakinekapak.com ” adlı site de şahane interrail anılarımızı anlatmaktır .

Work And Travel; efenim 1940 larda yaşamış bir yahudiye “ kardeeeeş auschwitz nası biyerrr? ” diye sorsanız kendisinden alıcağınız cevap ile bu hadisenin ne olduğunun tanımı aynı şeydir. Amerikanya da en tırt işleri yaparsınız . İş tanımları “ alaska da balık temizlemek , menhetın da bok çukuru açmak , laz ve gas da tuvalet temizlemek , güney Amerika da zencilerin yaptığı işleri yapmak…. Vs. ” Bir de bu işleri yapmak için üzerine para veriyorsunuz. Ayrıca yukarıda bahsettiğim “ derek casua sarkiz çinliu pamela ile sosyal olmak ” eylemini bir yana bırakın bu makamdakilere selam bile vermiyorlar! Ayrıca orada da Emrah tripleri yemez gençler yersiniz tokadı oturursunuz aşağı.

Plan: W.a.t cıların planı 2010 da amerikanın çeşitli köylük yerlerine gidip oralarda kayfelerde oturup “ işçi lazım mı maykıl dede ” diye iş dilenmek. Oradan da menhetın a gidip orada tuvalet temizlemek. Ayrıca sake nin de en büyük hedefi “ züünepgorkapagi.com ” adlı bir sitede açlıktan çıkan kemiklerini göstermekmiş.

Tümüyle tarafsız olan bu tanımlamalardan sonra bu yazının esas gayesi olan “ başın göğe ermesi ” eyleminin tamamlanmasından sonra ilgili makamlara sesleniyorum “ bari birlikte pikniğe gidek la?
Lavz ent kisıs

1 Mayıs 2009 Cuma

Terim Analizi part.2

Sevgili günlük. Entas08 olarak terim haline gelmiş sözcükleri açıklamaya devam ediyoruz.

İş bu yazıdaki kişi ve kurumlar tamamen hayal ürünüdür!

Pelin(resimdeki snatçı): Henüz reşit olmuş, yelkenliden hallice bir gençtir. Ergenlik dönemi triplerini Amir Toça ile birlikte yeni yeni atlattığından arada hırlayan “çekilin intaar edicem ben.” Diye sınıfı terk eden bir bireydir!

Temel Sanat Hocamsı: Birkaç yaşında, çok değil (neye göre kime göre 2 de çok değil 30 da diğmi –yazar burada okunur mokunur göte gelmeyelim niyetindedir-) insan zekasına sahip kinetik heykelden biraz daha bilinçli hareket eden insanlardır!

Pişman: Serhat olma hali

Pişmaniye: 1.Türk Dili Hocası olma hali. 2.Serhat’ın dişi hali. 3.Mısır da bir semt.

Büşra: büyük büyük dedesi biz henüz anadoluya gelmeden orta asyanın ilk gotik’idir. Tıp tarihine de adını, deri ceketiyle doğan ilk insan olarak yazdırmıştır. Ceket onunla birlikte ergenlik döneminden geçerek bugünlere kadar gelmiştir. Doğduğunda doktorun şaplağını kendine yediremeyen Büşra ilk intihar girişimini küvözde(kuvözde olabilir) göbek bağıyla yapmıştır. İlk kedisini 3 yaşında alan Büşra anı kediyi yine 3 yaşında öldürmüştür. Yıllar sonra “bbg” evinde kaybolan kediden de sorumlu tutulan Büşra halen 156 ülkede kırmızı bülten ile aranmaktadır.

Onur Tulunay: yoklama alınırken mevcut olmayan öğrenciler için söylenen deyimdir.

For example:

-tolga pınar?

-onur tulunay hocam

Okuduğunuz egzempılın mealini veriyorum:

-tolga pınar?

yok hocam!

Tolga: Millet olarak ilk çağlardan beri batıya göçen canlılarız. Tolga’nın genlerindeki bu alışkanlıktan mıdır nedir göç etme eyiliminden kendini alamayan Tolga yurt dışına çıkıcak para bulamayınca beyin göçü yapmaya karar vermiştir. Evet beyni bi süre önce göçmüştür fakat kendi buradadır telaşa mahal yok!

Tasarı Geometri: Ahmet Hoca’nın kendine yakışanı giymesidir.

Vize: Ders yok.

Malzeme: Hoca yok.

Kafa Bükücü: Hocanın kendine yakışanı bükmesidir.

(o değilde bi onur tulunay vardı o noldu?)


to be continued... valla..